SEÇİMİ UNUTTURACAK GÜNDEM NE OLABİLİR Kİ?
- 9 Kas 2025
- 2 dakikada okunur
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın dördüncü ve son enflasyon raporunu açıkladı. TCMB yılsonu enflasyon hedef aralığını yüzde 25-29'dan yüzde 31-33 seviyesine yükseltti.
2025 yılbaşında yüzde 21 olarak öngörülen enflasyon hedefi şimdilik yüzde 50 sapma gösterdi. 2 ay sonrası ne olur bilinmez.
Hal böyleyken, TCMB 2026 sonu için tahmin aralığını değiştirmedi. Yani yüzde 13 ile yüzde 19 aralığında tuttu.
Peki, buna inanan var mı?
Tabii ki yok. Ama değiştirmezler.
Çünkü 2026 yılında işçilere, memurlara, emeklilere ücret artışı yapılırken bu rakamları dayatacaklar. 2026 Bütçe görüşmeleri TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda devam ediyor.
***
2025 yılsonu enflasyonu yüzde 32 çıkarsa, SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine, 2025 yılı ikinci 6 aylık enflasyonu olarak yüzde 13,14 oranında artış yapılacak.
2025 yılsonu enflasyonu yüzde 32 çıkarsa, memur ve memur emeklilerine, 2026 yılının ilk 6 aylık toplu sözleşme artış oranı olan yüzde 11’in üzerine enflasyon farkıyla birlikte toplamda yüzde 19,60 artış yapılacak. Enflasyon farkı rakam olarak ücretlere yansıtılacak, ancak enflasyon ile yıl içinde maaşlardan çalınanlar geri verilmeyecek.
Halen 16 bin 881 lira olan en düşük emekli aylığı, yılsonu zamlarıyla birlikte yaklaşık 19 bin 250 liraya yükselecek. Şaka gibi ama gerçek bu.
Öfkelenenler olacağı gibi, tek adamdan kıyak bekleyenler de olacak.
İşçi, memur ve emekliye zam yaparsak enflasyon artar, söyleminin büyük bir yalan olduğu bir kez daha görüldü. Emekçiler gelir kaybına uğramasına rağmen 2025 yılı enflasyonu öngördüklerinden çok daha fazla arttı.
***
Şimdi, “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi” diye yeni bir hikaye anlatıp tüm çalışanların maaşlarından yüzde 3 kesinti yapacaklar. Cumhurbaşkanlığı yıllık Programına resmen giren bu uygulamanın ayrıntıları henüz netleşmedi.
İşveren ve devlet desteği de olacak, gibi söylemlerle süsleneceği anlaşılan bu kesintilerin nasıl geriye ödeneceği de belirsiz.
İşin aslına bakarsanız, 1988-2000 yılları arasında dayatılan Zorunlu Tasarruf Fonu gibi bir uygulama yeniden dayatılıyor. Dayatılıyor, çünkü katılım gönüllü değil.
AKP iktidarında, 2003 yılında başlayan “Zorunlu Tasarruf” anapara ve nema ödemeleri 2006 yılına kadar sürümüş ve AKP hükümeti bolca övünmüştü.
Şimdi yeniden başa dönüyoruz.
***
Eğer 2026 yılında bir erken seçim yapılmayacaksa işçiler, memurlar, emekliler ve tüm emekçiler yaşamlarının en zor dönemini yaşayacaklar.
Tabii ki bu durum, tüm üreticilere, küçük esnaf başta olmak üzere yandaş sermaye dışındaki tüm sermaye kesimine de yansıyacak.
Daha şimdiden konkordato taleplerinin yerini iflaslar almaya başladı.
Sanayicilerin temsilcileri de 40 yıldır böyle bir dönem yaşamadıklarını belirtiyorlar.
***
Geleceğe umutla bakan birisi olarak daha önceki yazımda; “Ekonomi Erken Seçimi Dayatıyor” demiştim.
Sanayiciler “40 yıldır böylesi olmadı” deyince kafam karıştı.
Ekonomi bu haldeyken, emperyalist devletlerin terör örgütü ve Irak-Suriye gibi coğrafyalarda yeni dayatmaları sürpriz değil. Çünkü ekonomi her krize girdiğinde yeni dayatmaları oluyor.
Düne kadar; “Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır” diyenlerin bugün terör örgütü üzerinden kardeşlik hikayeleri anlatmaları da ekonomik krizin ciddiyetinin bir göstergesidir diye düşünüyorum.
Dolayısıyla böyle bir ortamda iktidarın erken seçime gitmek yerine, seçimi unutturacak yeni gündemler yaratması daha mantıklı görünüyor.
***
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü aramızdan ayrılışının 87. Yıldönümünde sevgi, saygı, rahmet ve şükranla anıyorum.








Ulu önderimizi saygı ve minnetle anıyoruz 🙏♥️🍀