top of page

İKTİDARDA KALMAYI KÖTÜLÜĞE ENDEKSLEMEK

  • 4 saat önce
  • 2 dakikada okunur

İktidarın, ekonomik politikaları tıkandı. 

Emeklilere söyleyecek sözleri kalmadı. 

İşsizlere söyleyecek sözleri kalmadı. 

Çiftçilere ve besicilere söyleyecek sözleri kalmadı. 

Öğrencilere söyleyecek sözleri kalmadı. 

Küçük esnaf ve sanayiciye söyleyecek sözleri kalmadı. 

İşçi ve memur umudunu kaybetti.

Doğal olarak bu toplum kesimleri iktidardan uzaklaştılar.

Bu insanlar muhalefet partilerine, çoğunlukla da Anamuhalefet Partisi CHP’ye gidiyorlar.

Yüzde 1-2’lerin önemli olduğu bu sistemde kararsızlar da dikkati çekiyor.

***

Seçim takviminin belli olmadığı bu dönemde, yukarıda sözünü ettiğim kesimleri muhalefet partilerine kaptırmak istemeyen iktidar, muhalefet partilerini, özellikle de CHP’yi kendi iç sorunlarıyla boğmaya çalışıyor. 

Sağda ya da merkezde bir partinin, milliyetçi ve muhafazakâr seçmenin çekim merkezi olmaması için benzer söylemlerle yeni partiler kurduruyor ve onları dağıtıyorlar.

Seçim ekonomisine geçmeden önce kaynak yaratmak için kamuya ait arazileri, eski köprü ve yolları da satmaya çalışan iktidar, asıl önceliğini muhalefeti dağıtmaya verdi.

İktidar çevreleri sadece CHP ve muhalefet partileri içinde değil, muhalif basın içinde de yandaşlara yer açıyorlar. Sol gösterip, sağ vurma hesabı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Salı günü yaptığı grup konuşmasında; “İktidarda kalmayı kötülüğe endekslemiş olanlar” diyerek süreci özetledi.

***

Yandaşlar bir düzen kurdu.

Hastaneler, havaalanları, yollar ve köprülerden maliyetlerinin çok üzerinde paralar, sistemli bir şekilde yandaşlara akıtılıyor. 

Bakanlıklar, yandaşların binalarında kirada oturuyor.

İthalatçılar gıdadan, hayvancılığa tekel oluşturdu, her fırsatta fiyatlarla oynuyorlar. 

Azerbaycan misali, sağlıktan savunma sanayine belirli sektörlerde akrabalar örgütlendi.

Sinema ve dizi sektörüne de el attılar.

Sözde Vakıflar üzerinden bağışlar toplanıyor.

Yani devletin, hükümetin topladığı vergiler ile oluşan havuzdan çok sayıda beslenen var.

Öyle ki, havuzu doldurmak için vatandaşın gücü yetmiyor. Kamunun elinde ne varsa tutturabildiğine eşe-dosta satıyorlar.

Olmadı, içeriden dışarıdan borç alıyorlar. Faizler de sabit gider oluyor. 

Olmadı para basıyorlar. 

Ve doğal olarak bu düzenin sürmesi için yüzde 30-50 enflasyon gerekiyor. 

***

Daha çok istiyorlar. Kimse yeter demiyor.

AKP’li Cumhurbaşkanı zaman zaman uyarıyor, fedakârlık istiyor, duymazdan geliyorlar. 

Daha önceki bir yazımda; “Alıştılar, duramıyor, doymuyorlar”, demiştim. 

Önceki İktidarlar da böyle gitti.

Bunlar da 5 yıl içinde eski düzene uydular. Eski hortumların yerine daha büyüklerini yerleştirdiler.

Yandaşlar kontrolden çıktı. Sıradan memurlar bile bir yerlere çökmeye çalışıyor. 

Maden sahalarını peşkeş çekiyorlar. Kamu adına üretim yapan Türkiye Taşkömürü Kurumuna, hikayeden bahanelerle üretim yaptırmıyorlar.

***

Şimdi süreyi uzatabilmek için, bunalmış olan vatandaşın kaçabileceği yerleri dağıtmaktan başka şansları kalmadı. Karşıya gitmezlerse seçim ekonomisiyle geri alırız hesabını yapıyorlar.

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
1
2
3
bottom of page